C# Eğitimi : Değişkenlerin Tanımı ve Kullanımı

Herkese merhaba arkadaşlar, bu gün C# eğitiminin ilki olan değişkenler konusunu işleyeceğiz. Değişkenler, hafızada veri tipine ve boyutuna göre yer kaplayan yapılardır. Uygulamamızda atanan 2 değeri türüne göre toplayabilir,birleştirebilir veya çıkarabilir,bölebilirsiniz. Program içerisinde istediğiniz yerde değişkeni tanımlayıp, istediğiniz yerde ise değiştirebilirsiniz. Öncelikle değişken tanımlarken uymamız gereken bir kaç kural var, sırasıyla değinelim ; Değişken tanımlarken […]

untitled

İlk günaydını güneşin bizim olduğumuz yere,
Her şey maviyken kaybetmemiz için derinliğini,
Süzülmemiz aşağı doğru, orantısız ve uzaklara,
Tadılmayanı tatmayı ummak birbirimize uzakta
 
Bir gülün rengarenk iki yaprağı gibi, yaşantımız
Yakın olduğumuz kadar birbirimize bir o kadar uzakta
Bir yolun iki ayrımı, iki yol farklı yöne gitse de,
iki ayrım birleşip tek yok olsa da başlayamamak yola, biz

Bakırköy

Beni bağışlayın, sizin için delirseydim,
Fark eder miydiniz, tırnaklarımın kırıldığını ?
Merak eder miydiniz, ne sebeple kırıldığını ?
 
Ben ise ağlayarak, kanayan parmaklarıma teselli,
Gösterirdim onlara sizi resmettiğim duvarı.
 
Beni bağışlayın, o zaman anlar mıydınız,
Sezer miydiniz, içimdeki acıların inşa ettiği,
Sizden bir tutam alınmışçasına o mutluluğu ?
 
Hayır, kendimi acındırmak için değil çabam,
Demek anlamazdınız sizde kuşun kanadından.

Eigengrau

Aradığım maviliği, her gece daldığım,
Masanın yan tarafındaki boşlukta buldum.
Her dalışımda bir kaç insan öldü içimde,
Tanrıları ise ben, reenkarnasyon uygun gördük.
 
Sürekli aynı iki kişi, farklı kalıplar farklı düşünceler.
Onlara bir dert, benden hallice, hala çözemediler.
Gözlerimde her ikisinin de aynı karede ölüşü,
Kulağımda ise geride kalanlardan ağlama çınları.
 
Zor ki, bir beyaz kadar siyahın içinde mavi olmak,
Narin ve hissedilmeden, o soğuğa dalmak.
Gözler mühürlü bu denizde, dil suskun fakat
Hele beyin, işte oradan umutsuzluklar, hatıralar.

Cana Batan Gemi

Bilmediğim rotasyona giden, unuttuğum gemi batmış.
Bunu duyanlar bana hep hayretle ve acıyarak bakmış,
Bira şişelerinin içindeki gemilerim, o kadarcık suda batmış,
Islanmış ve paramparça, yüreğim gibi hasar alıvermiş.
 
Sis diye bahaneyle çarpılan dağa kurban gitmiş düşlerim.
Ben yamaçta ölmüşüm, hislerim göğe kök salmış, sarmış,
O güzel pamuk gibi bulutların yakasına yapışmış, kırmış.
Kırılan bulut yine beni ıslatmış, yine ben parçalanmışım.
 
Hiç etmiş o maviliğini ve derinliğini, ben ise kaybolmuşum,
Onun için atıldığım bu yolda, eser kalmamış beyazlığından,
Kaybetmiş sade benim gördüğüm değerleri, artık bana sıradan,
Kırılmamışım, bulmuşum soluğumu o uzaklara giden gemiyle.

Özgürlük

Pişman olurum ağlarken sildiğim göz yaşlarımdan.
Üzülürüm israftan elimi yüzümü silmekten kağıtlara.
Fakat atacak yol yordam yoktur ağlamak dışında,
Bu birikmiş, ve kırılgan olduğunca acı duyguları.
 
İsyanlarım sessizdir benim, bir küçük kasabada,
Küçük bir işletmenin önündeki kaldırımı sahiplenir,
Ve ağlayarak bütünleşmekle son bulur varlığım.
 
Hislerim yağmur olup yağar üzerime, içim kanar
Karton duvarlarım ise erir üstüme, çöker boğar beni.
Parçalanırım hislerimin bana açtığı yolda, yaram kanar.
Bir ışık ararım, o ışık elimi yakar küserim zamana.
 
Boğulduğum his yağmurunda, duygularıma hiç
Ama hiç istemeyeceğim kadar tutsak ve muhtaç
Yapamam, dileyemem daha da merhamet, kırılırım
Yeni bir duvar malzemesi ararım kendime, sağlam
 
Duaları kullanırım, bilmediğim şeyden istek
Ummadığım yerden ise bir kılıç kesiği yerim,
Yaramın kanaması durmadan yeni bir yaram,
Yeni parçalarım olur, toparlayamam, çarparım
 
İçimde bir savaş çıkar, kız kulesi gözetmen,
Galata ise hapis olur bana, gardiyan hislerim
Yağmura karşı çıkamaz düşüncelerim, korkar.
Dayanamaz dahada yalnızlığa içimdeki kuşlar.
 
Kanatları kırık, göçe mecbur, umuda yoksun
Her akşam hislerimle beslediğim kuşlarım
Tek tek ölür, ellerimde yetiştirdiğim o kuşlar.
Yas olur içim dışımda beyaza, benden uzak olan beyaza.